Eril ve Dişil…. bir bütünün iki yarısı, Mars ve Venüs. Bugün 24 Ağustos 2019, astrolojik olarak savaş gezegeni Mars, sevgi gezegeni Venüs ile buluşuyor. Bende bu vesile ile Mars özelliğimi (cesaretle harekete geçme) Venüs becerimi (yaratıcılığımı) birleştirerek Güneş’in (kendini ifade etme) Başak burcuna (yazarak) geçtiği şu günlerde ‘Eril ve Dişil Enerjinin Sinerjisi’ üzerine ilk yazımı yazmaya ve paylaşmaya karar verdim.

Mars her insanda bulunan eril enerjiyi temsil ederken Venüs’te her insanda bulunan dişil enerjiyi temsil eder. Eril ve dişil dediğimizde direk kadın ve erkek yerine doğada ve her insanda bulunan eril ve dişil enerjiyi anlamamız gerekiyor. Eril enerji rasyonel aklı, planlama ve programlamayı, kararlılığı, istikrarı, rekabeti ve mücadele halini temsil ederken dişil enerji de akışta ve sezgisel olmayı, sevgiyi ve merhameti, yaratıcılığı ve işbirliğini, aynı anda birden fazla işi gerçekleştirebilme yeteneği gibi konuları temsil ediyor. Hepimizin bildiği gibi yeryüzündeki her şey atomlardan oluşuyor. Her şeyin içinde var olan bu enerjiyi Çinliler Yin (Dişil) ve Yang (Eril) olarak ifade etmişler ve bunu aşağıdaki gibi sembolize etmişler. Siyah ve beyazın tamamı olarak birlikte uyumu ve dengeyi temsil ediyorlar. Bütün olmayı temsil ediyorlar.

Bir kadın ve bir anne olarak 33 yıllık bir iş hayatını geride bıraktığım bir süreçteyim. Benim jenerasyonum anneleri çalışan ilk jenerasyon sayılır. Kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen ilk jenerasyon da diyebiliriz. Bizler iş hayatında kadın olarak erkekler ile aynı işi yapabileceğimizi, aynı başarıları elde edebileceğimizi kanıtlamak için çok emek verdik. İşin yanı sıra anneydik. Evimize, çocuklarımıza ve ailemize olan sorumluluklarımızın yanı sıra yaptık bunları. İş hayatının başlıca eril özellikleri olan başarı tutkusu, rekabet, organizasyon ve üretimin içinde bulduk kendimizi.

Çocuklarımız büyüdü, bizler de büyüdük ve zamanla daha çok erilleştik. Üstelik dağılan aileler, yalnız yaşayan kadınlar olarak daha da erilleştik. Çünkü artık hayatımızda başlıca dişil özelliklerden olan ‘hassasiyet ve kırılganlığa yer yoktu. Bu süreçte erkeklerde eril olmanın gerektirdiği rollerinde kafa karışıklığı yaşamaya başladılar. Geçmişte ve tarihte erkeğin acımasız gölge tarafı ile kendini özdeşleştirmek istemeyen erkek, bu sefer her şeyi kendi yapan kadınlar karşısında gücünü yitirdiğini hissetmeye başladı, eril özelliklerinden daha da uzaklaştı. Bu seferde kendini ifade edemez oldu.

Kısacası kadın dişil enerjisi ile, erkek eril enerjisi ile bağlantı halinde olmaktan uzaklaştı. Oysa bunun doğrusu her iki enerjinin, yoğunluk olarak sahip olduğu eril ve dişil özelliklerin olgun, yani ideal, halleriyle dengeli ve uyumlu olarak yaşaması. Her iki cinste kendi enerjisinin özüne odaklanarak onu en ideal haline uygun olarak geliştirdiğinde ve kendi ile aynı şekilde, özü ile uyumu yakalamış, var olan karşı cins ile el ele verdiğinde ve birleştiğinde, toplumsal gelişim için gerekli olan sinerji oluşur.

Yaşamdaki gerçek eşitlik ve başarı her iki tarafın kendi özündeki hediyelerine odaklanması, birbirini onaylaması ve bilinçli bir şekilde o sinerjiyi oluşturmasıyla olacaktır. Her iki taraf da kendini göstermek, ifade etmek ve hak ettiği değeri deneyimlemek için direnmek veya diğerini aşağı çekmek veya baskı kurma veya şiddet uygulama ihtiyacı hissetmeden, eril ve dişil özelliklerini kucaklamalı ve en olgun haliyle ifade edebilmeli ki, toplum olarak, insanlık olarak en yüksek potansiyelimizi gerçekleştirebilelim ve birlikte yücelerek yükselebilelim.

Erkekler nasıl ‘olgun’ erkek olunması gerektiğini, kadınlar da nasıl ‘olgun’ kadın olunması gerektiğine odaklandığında bu sinerjiden neler oluşabileceğini, insanlığın nelere erişebileceğini bir düşünün. Eril enerjinin (hedef ve başarı odaklılık, analitik zeka, istikrar ve cesaret) dişil enerji (sezgisel güç, empati, okumak, dinlemek ve sevgi ile yaklaşmak gibi) ile buluşmasıyla, gücün merhamet ile buluşması insanlık ve doğa hak ettiği değer ile buluşacaktır.

Bu durum ancak her iki tarafın da gölge yanlarının farkına vararak, kendi özlerindeki olgun eril ve olgun dişil enerjilerini ve özelliklerini varoluşa çıkardıklarında mümkün olabilir.

Bazen özeleştiri de yapmamız gerekiyor. Bir erkeğin veya bir kadının yaptığı olumsuz bir davranışı bütün erkeklere veya kadınlara mal edebiliyoruz. Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın olduğunu söylüyoruz ama birçok başarılı kadının arkasındaki erkeği görmezden gelebiliyoruz. Başarılı kadınların arkasındaki erkeğin de farkına vararak hakkını vermemiz gerekiyor.

Kısacası her iki cins diğerinin ne yaptığına bakmak, onu yermek, kısıtlamak veya hakkını gasp etmek yerine kendine odaklanabildiğinde, karşı cinsin yaptığını takıntı haline getirmek yerine, birçok sorunun cevabının aslında kendi içinde olduğunu fark ettiğinde, kadın ve erkek birlikte yükselecektir. Çünkü eril ve dişil enerji el ele vererek çalışır. Dengede hissedebilmemiz için buna ihtiyacımız var.

‘Kendini dinle, anla ve sev’ programının bir modülü olan ‘Eril ve Dişil Enerjinin Sinerjisi’ seminerinde yukarıdaki konuyu genişleterek ele alacağız.

Amacımız olgun eril ve olgun dişil enerjin ile nasıl bağlantıya geçilebileceğinin anlaşılması ve bunları hayata geçirebilme yöntemlerini idrak ederek ve hayata geçirebilmek üzere örneklerle deneyimlemek ve içselleştirmek.

Seminere gelmek isteyenler şimdiden tarihi not alabilir veya buradan kayıt yaptırabilirler.