‘Teklikten çokluğa doğru: 4 Element’

İlk yazımda (Prometheus-1) varoluştan bahsetmiştim. Kısaca hatırlayalım. “Binlerce yıldır güzel dünyamızın farklı yerlerinde, farklı inanç sistemleri, farklı filozoflar Evreni ve Yaradan’ı düşünerek, O’na ulaşmanın yollarını arıyorlar. Farklı farklı yollardan arıyorlar belki, ama aynı şeyi arıyorlar. Bayezid-i Bistami’nin (MS 804-874) dediği gibi “aramakla bulunmaz, ancak bulanlar arayanlardır” misali herkesin aradığı şey aslında “hakikat”. 

Arayış ise insanın kendi içine yaptığı yolculukta saklı. V.I.T.R.I.O.L. ile simyacıların özetledikleri felsefe taşını bulma yolculuğu insanın “nefsini bilen Rabbini bilir” veyahut Delphi Tapınağı girişinde yazan “Kendini Bil” sözü ile ilişkili.

Arayan insan, aranan hakikat ve arayış yolu ise içe dönük yani ezoterik (batıni, bilinmeyen). Aranan şey insan açısından bakıldığında insanın tekamül evrelerinin sonunda gelebildiği saf, rafine bir erdemlilik hali. 

Bu varoluşta her şey mutlak ve tektir. Nötrdür. Sonsuz ve bütün’dür. 1 (Şekil 1)

Şekil 1: Mutlak Denge 1

Teklikten çokluğa ilk adım ile eril ve dişil polarite oluşur. Farklı disiplinlere göre Yin ve Yang, Rahim ve Rahman, kutsal dişil ve kutsal eril olarak isimlendirilen ve birbirini tamamlayan bu iki zıt kutbu, eksi ve artıyı ise Prometheus-2’de irdeledik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şekil 2: Mutlak Denge (Eril ve Dişil)

Bu yazıda 4 elementi ele alacağız.

Tekliğin eril ve dişil polariteye bölünmesinden sonraki adım ‘üç’ün üremesidir. Eril-dişil (anot-katot daha doğru) ilkelerin bir araya gelmesiyle bir üçüncü oluşum meydana gelir. Böylece iki zıt kutup, dişil sütun (Celali) ve eril sütun (Cemali) orta yolda (Kemali) dengeye gelirler. Bir sonraki aşamada ise evreni oluşturan 4 temel kuvvet meydana gelir. 4 element. Ateş, Toprak, Hava ve Su. (Şekil 3)

Şekil 3: Mutlak Denge (4 element)

İnsan ömrü çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemleri sonunda kendini tamamlar. Dört sayısı her zaman evrensel bütünlük sembolü olmuştur. İlk Çağ Filozoflarından MÖ 490-430 yılları arasında yaşamış düşünür Empedokles element sözcüğünü her ne kadar kullanmamış olsa da, toprak, hava, ateş ve suyu dört öğe olarak ortaya koymuştur. Aristoteles ise Gökler Üzerine adlı eserinde Ay-altı diye tabir ettiği yeryüzünde her şeyin ateş, hava, su ve topraktan oluştuğunu söyler, yıldız ve gezegenler beşinci öğeden yapılmıştır.2

Geleneksel olarak elementler ikiye bölünürler. Ateş ile hava aktif ve kendini ifade edici olarak düşünülür (Eril). Su ile toprak pasif, alıcı ve kendini baskı altında tutucudur (Dişil).  Bu iki grup Çin felsefesinin temel bölünüşüyle aynıdır: Yin (su ve toprak) ve yang (hava ve ateş). Her element dört ayrı unsurdan ikisini içerir. Bu dört unsur sıcaklık, kuruluk, ıslaklık ve soğukluktur. Ateş sıcak ve kurudur, toprak soğuk ve kurudur, hava sıcak ve ıslaktır, su ise soğuk ve ıslaktır.3

Elementlerin evrensel sembolleri: Ateş, yukarı bakan üçgen, su ise aşağı bakan üçgendir. Hava, ortasında çizgisi olan yukarı bakan bir üçgen, toprak ise ortasında çizgisi olan bir üçgendir. Ayrıca su ve toprak yer çekimine tabi olup aşağı düşer, hava ve ateş ise tam tersine uçucudur ve yükselir. Dolayısıyla, üçgenleri ok olarak ele alırsak yukarı bakan hafif, aşağı bakan ağır elemandır.

Element Grekçe’de ‘elementa’ kelimesinden türemiştir ve bir merdivenin ilk basamaklarına tırmanmak anlamına gelir. Gerçek bir ezoterik örgüt veya okulda, ezoterik açıdan elementleri tanımak bir okült eğitimin ilk sırlarını, ilk basamaklarını, ilk inisiyasyonlarını oluşturur. 4

Simyacıların ve astrologların dört elementi, Kabalanın 4 alemi (Atzilut, Asiyah, Yetzirah ve Briyah), Tasavvuf’ta kullanılan 4 alem (Lahut, Melekut, Ceberut ve Nasut) ve Tarot Destesinin 4 ana takımına tekabül eder.  5

Çağımıza geldiğimizde, analitik psikolojinin kurucusu İsviçreli Psikiyatr Dr. Carl Jung ise dördü sağlam tam bir yargının mantıksal temeli olarak görür; ufku tam olarak tanımlamak için ufkun dört yönü dört psikolojik tip olarak tanımlamıştır. Bunlar sezgisellik (ateş elementi) düşünme (hava) hissetme (su) ve duyumsal (toprak) şeklindedir. 

Jung her şeyin tek ve kendine özgü olduğunu kabul etmiş ve bu özelliklerin kişide farklı bir dağılım gösterdiğini  ifade etmiştir. 6

Bu dağılımı kişisel doğum haritalarımızdan tespit edebilir, hangi elementimizin dengede, hangisinin veya hangilerinin eksik veya fazla olduğunu tespit edebiliriz.  

Şekil 3- Burçlar ve yönetici gezegenleri

Şekil 3’ten ilgili gezenlerin sembollerini doğum haritandan bularak aşağıdaki konum ve gezegenlerin kişisel haritanda hangi burçta bulunduğunu yazıyorsun. Devamında bu burçların ait oldukları elementleri de not ederek (Şekil 1), aşağıdaki gibi puanlıyorsun. Böylece Ateş, Toprak, Hava ve Su elementlerinin eksikliğini veya fazlalığını tespit etmen mümkün oluyor. 4’ün altında olan element eksik, 4’ün üzerinde olan element fazla kabul ediliyor.  Verdiğin puanların toplamının 15 olması gerekiyor. Dolayısıyla sonuçta mutlaka bir elementin puanı 4’ün altında, eksik element olarak çıkacaktır. 

ASC (Yükselen) : 3 Puan

Güneş                  : 3 Puan

Ay                        : 3 Puan

Merkür               : 1 Puan

Venüs                 : 1 Puan

Mars                  : 1 Puan

Jüpiter                : 1 Puan

Satürn                : 1 Puan

MC                      : 1 Puan

Toplam               : 15 Puan

Peki bir elementin eksik olması ne ifade eder?

Hipokrat, elementler dengeli dağıldığında kişinin sağlıklı olacağından bahseder. Spritüel bakış açısıyla da ruh dengelenmek ve bu yolla tamamlanmak ister. Örneğin

Su elementi baskın, toprak elementi vurgusu düşük olan birini ele alalım: Kişi duyarlı, hassas ve iç güdüleriyle hareket eden biri olacaktır. Ama toprak eksikliğinden dolayı yaşamın sorumluluğunu ve belki de kendi sorumluluğunu almakta zorlanacaktır. Bu noktada toprak vurgusu olan bir partner seçmesi olasıdır. Veya ateş elementi eksik olan kişi, karşısındakinin yaşam gücüne, kendine olan güvenine aşık olabilir. Natal haritadaki baskın nitelik kişinin yaşam deneyiminde ön plana çıkarken kişi, eksik elementi eşi vasıtasıyla hayatına kazandırır. Erkek veya kadın bilinçdışında onu tamamlayan unsur ile karşılaşmak ister çünkü tamamlanmak arzusundadır. Bu noktada eksik element erkek için anima, kadın için animus göstergelerinden biridir.

Anima, bir erkeğin kişiliğinin bilinçdışı dişil yanıdır; animus ise bir kadının bilinçdışı eril yanıdır.9 

Bilincin merkezi olup bize kimlik duygusunu veren ego ile kişiliğin bilinçdışında kalan parçası ve doğamızın karanlık kısmı olan gölgemiz dengeleyici bir çift olarak birlikte çalışır. ‘Şekil 4)

Şekil 4 : C. Jung’un psişe modeli

Ego, kişiliğin gölge yönlerini gizlemek ister, ama aslında gölge zorunlu olarak kötü değildir, daha çok görünüşü itibariyle ilkeldir. Kendi gölgemizle gereği gibi yüzleşirsek, o zaman bize ruhumuzun bilinçli ve bilinçdışı kısımları arasında bütünleşme imkanı sunabilir. Gölgemizi görmekle, ışığımızı da görmüş oluruz. Bir kez içimizdeki bu iki karşıta bakıp onları anladığımızda orta noktayı bulabiliriz.10

Gölgemizi araba kullanırken dikiz aynasında göremediğimiz kör nokta gibi düşünelim ve bu durumu örneklerle pekiştirelim. Bir elementin kör noktası zodyakta kendisinden bir önceki, yani arkasındaki burcun temsil ettiği özelliklerdir. Şimdi her elementin özelliklerini, kör noktasının hangi element olduğunu ve bu alanı pratik hayatta ne şekilde dengeleyebileceğimizi irdeleyelim. Durumu Güneş burcunun bulunduğu burcun elementine göre ele alalım.

Güneş Burcu Ateş Elementinde:

Koç, Aslan ve Yay 

Ateş enerjisi erildir. Bağımsızlık, önderlik, motivasyon, harekete geçme, gelişim, yaratıcılık, ilham, girişkenlik ve enerjidir. Bir şeyleri gerçekleştirmektir. Burada canlılık vardır.

Ateş elementinin kör noktası bir su elementidir. Eril enerjiyi yumuşatacak ve dengeleyecek olan dişil ifade şeklidir. ‘Şunu yapmalıyım, bunu oluşturmalıyım, bu şekilde harekete geçmeliyim’ diyen eril ego hallerini azaltacaktır.  

Su elementi, ateş elementini sadece dişil enerjiye yöneltmekle kalmayacak, güveni, kabulü, alıcılığı ile dengeleyerek, zorlamadan, güvenli bir şekilde hareket etmeyi, nasıl hissettiğini sorgulamayı ve buna göre harekete geçmeyi sağlayacaktır.

Ateş enerjisi patlayıcı bir hal aldığında ve bununla baş etmek zor olduğunda su elementinin beklentisiz ve akışa güvenme hali ile hareket ederek yoğun ateş enerjisini sakinleştirecektir.

Güneş Burcu Toprak Elementinde 

Boğa, Başak ve Oğlak 

Toprak enerjisi dişilidir. Toprak elementi maddi varlığın temelidir, fizikselliği içerir, pratiktir. Duyuların farkında olmak, somutluk, gerçekçilik, sınırlar ve sorumluluklar demektir. 

Ancak Toprak elementi yoğun olduğunda bazen bulunduğu noktaya takılıp kalma durumları, bir durağanlık, tutukluk söz konusu olur. Böyle bir durumda Toprak elementi burçları kör noktası için Ateş elementi özelliklerinden faydalanarak ilerleyebilirler. Toprak elementi bir şeyi neden yaptığını, buradaki motivasyonun kaynağının ne olduğunu, nerede harekete geçebileceğini Ateş elementinin ileri hareket etme, yaşam enerjisini aktive etme, kıvılcımından ve sezgilerinden faydalanarak aktive edebilir ve dengeleyebilir. 

Toprak elementleri bir konunun nasıl oluşturulacağını, sürecin ne şekilde ilerlemesi gerektiği, nelerin bir araya gelmesi gerektiği, ilgili işin yürümesi için neler yapılması gerektiği konularını düşünmede ve bunları gerçekleştirmede başarılıdırlar. 

Güneş Burcu Hava elementinde

İkizler, Terazi ve Kova

Hava elementleri erildir. Hava elementi burçları fikir, muhakeme, iletişim, paylaşım, sosyalleşme ve etkileşim konularında çok iyidirler. 

Hava elementinin aklı son derece aktiftir. Ancak bu fikirler ile ne yapmalı? Çünkü hava elementi bazen sadece konuşmaktan ve fikirlerden ibaret olabilir. Fikirlerini tezahür ettiremez çünkü o fikirleri nasıl hayata geçireceğini bilemez.

Bu yüzden hava elementi Toprak elementindeki kör noktası ile kendini güçlendirebilir. Bir şeyi nasıl gerçekleştirebilirim? Elimdeki bilgileri ve fikirlerimi nasıl somutlaştırmak ne şekilde mümkün olur? 

Bir şeyin nasıl somutlaştırılacağı ve gerçekleştirileceği, nelerin yapılması gerektiği, hangi kaynakların kullanılmasının uygun olacağı konuları belirlemek Toprak elementinin güçlü yönlerdir. Böylece Toprak elementi Hava elementine biçim verir, konunun temelini oluşturur, dahil edilmesi gereken materyalleri dahil eder ve böylece fikirler hayata geçirilebilir.

Güneş Burcu su elementinde 

Yengeç, Akrep ve Balık

Su elementleri dişildir ve tüm duygusal tepkilerin dünyasını temsil eder. Duyarlılık, bütünlük, akışa güvenmek, ve hassasiyettir. 

Hayatın içinde hissettiklerin, çevren ile ilgili sezdiklerin, algıladığın hislerin ve iç dünyanı nasıl yönettiğin ile ilişkilidir. Bazen su elementi çok sübjektif olabilir ve çok fazla duyguları içinde tutma ve bunların içinde kaybolmanı sağlayabilir, dolayısıyla objektif olmanı engelleyebilir.

Bu konudaki kör nokta hava elementinin konuşma, paylaşma, dışa vurma, yazma ve ifade etme özellikleridir. Hava elementi iç dünyanda olan enerjiyi hareket ettirme ve bununla bir şey yapma konusunda daha objektif bakış açısı sunacaktır.  

Hissettiklerini biriktirmek ve içinde tutmak yerine yazarak veya başkaları ile iletişim halinde olarak, onlarla paylaşarak, farklı bakış açıları duyman ve ilgili durumu buna göre değerlendirmen mümkün olacaktır.

Su elementleri bazen konuları çok kişisel algılayabilir ve alıngan olabilirler. Hava elementi ile dengelendiğinde olaylara daha soğukkanlı bakmaları mümkün olur. 

Bu sıralananların her biri genel anlayışlar elbette ancak bu şekilde ilgili elementin kör noktasını tespit ederek Zodyak sıralamasında kendinden bir önce gelen burcun element özellikleri ile dengeye gelmesi mümkün olabilir. 

Bir sonraki yazımda 4 elementin 3’e bölünmesiyle oluşan nitelik ile 12 burca, her burcun gölge kullanımına ve bunların dengelenmesi için burç bazında yapılabilecekleri detaylandıracağım. Tekamül yolculuğumuzda döngülerimizi tamamlamak ve hayatımızı yöneten bilinçdışı durumları farkındalığımıza taşıyarak dönüştürmek bizim elimizde ancak çaba ister. Bunun için bize sunulmuş değerli bir araç olan astroloji ve bunun psikoloji ile olan bağlantısının bize nasıl yardımcı olabileceği konusunu bir sonraki yazımda derinlemesine irdeleyelim.

 

1 Koydal, Kenan, 19 Mayıs 2015, Tekamülün Sırrı Çeşitlilikte Saklı, http://www.felsefetasi.org/tekamulun-sirri-cesitlilikte-sakli/ (Son erişim:06.09.2022)

2 Bulut, Gülden, Mitolojik Astroloji ve Psikoloji, 3. Baskı, Zodyak Astroloji Yayıncılık, İzmir, 2020, 205

3 Menemencioğlu, Kemal, Ezoterik Astroloji, 1.Basım, Hermes Yayınları, Mayıs 2021, 155

4 Arroyo, Stefan, Astroloji, Psikoloji ve Dört Element, 3. Baskı, Barış İlhan Yayınevi, İstanbul, 2016, 112

5 Fortune, Dion, Mistik Kabala, 2.Basım, Hermes Yayınları, Nisan 2010, 107

6 Bulut, s. 208

7 Bulut, s. 207

8 Bulut, Gülden, Tanrı ve Tanrıçanın Uyanışı, 1. Baskı, Zodyak Astroloji Yayıncılık, İzmir, 2022, s. 244

9Snowden, Ruth, Jung Kilit Fikirler, 2. Basım, Optimist Yayınları, 2013, Ruth Snowden, s.85

10Snowden, s. 84, 

 

Yazan: Semiha Ünal